Kozmik Bilimin Gayesi
İçinde yaşadığımız dünya katı maddelerden meydana gelmiş olmasına rağmen, deniz gibi sürekli hareket halinde olan akıcı bir enerjiden oluşmuş ve onunla çevrelenmiştir. Modern bilimde insan organizmasının sadece moleküllerden oluşan fiziksel bir yapısı olmayıp, tüm erende olduğu gibi onun da bir enerji alanına sahip olduğunu doğrular.
Enerji kendini madde olarak değil hareketle gösteren bir kuvvettir. Herkesin kabul edeceği gibi görünmese de, gerçek olan bir kuvvet vardır. Bu kuvvet enerjidir. Bizden farklı boyuttaki bir ışımadır. Bu noktadan hareketle evrende bulunan yegane şeyin, enerji olduğunu söyleyebiliriz. Biz de enerjiden oluşuyoruz. Katı bir kütle gibi görünen vücutlarımız sürekli hareket halinde bulunan çok miktardaki enerji parçacıklarından başka bir şey değildir.
Kozmostaki her şey enerjinin farklı bir boyutudur. Dünyamıza doğrusal olmayan bir gözle baktığımızda, biz dahil çevremizdeki her şeyin enerjiden oluştuğunu ve bu enerjinin tam bir bütün oluşturmak için birbirine içtenlikle bağlı olduğunu görürüz.
Unutmamamız gereken bir şey var! Bizler birbirinden ayrı varlıklar değiliz.Aynı bütünün parçalarını oluşturuyoruz. Varlıklardan birini etkileyen bir şey diğerlerini de etkileyebilir. Bütün düşünceler, davranışlar, sözler, yaptığımız tüm jestler geri kalan tüm evreni etkileyen enerji şekilleridir. Bir fizik kanununa göre, enerji evrende hiçbir zaman kaybolmaz sadece Yaratıcısı'nın kudretiyle başka enerjilere dönüşebilir. İşte kozmik bilimin gayesi, bu oluşumun perde arkasını aralamaktır.